Biber

kalaş

Çok acıydı. Gerçekten o biber çok acıydı.

Yemeğin sonlarına doğruydu, annem bir şey demeden hüsnü-zannediyorum acı sevdiğimi düşünerek  masaya öncesinde çok ufak bir tanesini yediğim (o çok acı değildi?) nispeten açık renkli ve orta boylarda iki tane biber bıraktı! Herhangi bir biber gibi güzel gözüküyorlardı. Biberin acı olmasını tabu olarak düşünüyordum. İşin aslı öyle değilmiş tabi, yaklaşık 10 kilo acı sosun içine 125gr katılıyormuş ondan, sonradan öğrendim. Annemin “Oğlum n’yapıyorsun?” bakışları arasında bir tanesini önce dişlerimin arasında şöyle bir sallandırdım ve sonra gerçekten yemeye başladım.

Bilincim yerine geldiğinde bu biber olamaz dedim. Herhalde mermi çekirdeğini ektiler bu çıktı. Sonra anneme sözüm ona biberin adını sordum, kesinlikle Rusça bir ismi olmalıydı bunun. Avrupalının zulmü yetmez çünkü böyle bir bibere. Yetiştiren kişi de tahminim su yerine votka kullanmış. Bu şekilde de anlayabiliriz. Ayrıca pazarda, halka açık bir ortamda satılıyormuş bir de! Nasıl olur, anlamadım. Herhalde Sovyetler dağıldıktan sonra halka yayıldı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s